Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle devletin cezalandırma yetkisinin sona ermesidir. Süreler TCK m. 66'da suçun kanuni ceza üst sınırına göre 8 yıl ile 30 yıl arasında belirlenmiştir. Süre dolduğunda mahkeme, talep beklemeksizin CMK m. 223/8 uyarınca düşme kararı verir.
Zamanaşımı, ceza yargılamasında en sık gözden kaçan ama sonuca en sert etki eden kurumdur. Bir dosyada suçun sabit olması, delillerin güçlü olması ya da mağdurun zararının devam etmesi hiçbir şeyi değiştirmez: süre dolmuşsa yargılama sona erer. Bu nedenle hem müdafi hem vekil açısından dosya açıldığı anda yapılması gereken ilk hesap, zamanaşımı hesabıdır.
Bu rehberde süreleri, başlangıç anını, durma ve kesilme hallerini, azami süre sınırını ve adım adım hesaplama yöntemini ele alıyoruz. Ayrıca 2026 yılı itibarıyla takip edilmesi gereken mevzuat değişikliklerine ayrı bir bölüm ayırdık.
Özet Tablo: Dava Zamanaşımı Süreleri (TCK 66/1)
| Suçun kanuni cezası | Dava zamanaşımı | Kesilme halinde azami süre |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 30 yıl | 45 yıl |
| Müebbet hapis | 25 yıl | 37 yıl 6 ay |
| Aşağı sınırı 20 yıl veya daha fazla hapis | 20 yıl | 30 yıl |
| 5 yıldan fazla, 20 yıldan az hapis | 15 yıl | 22 yıl 6 ay |
| 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası | 8 yıl | 12 yıl |
Sağ kolon, TCK m. 67/4'ün sonucudur: zamanaşımı kesilse bile süre, kanuni sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir. Bu, uygulamada "mutlak tavan" işlevi görür ve dosya yıllarca kanun yolunda beklese dahi aşılamaz.
2026 Güncel Durum: Takip Edilmesi Gereken Mevzuat Değişiklikleri
Bu bölüm, konuyla ilgili çevrimiçi içeriklerin büyük kısmında eksik kalan noktayı kapatmak için eklenmiştir.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" (Esas No: 2/3737), 22 Haziran 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunulmuş, 25 Haziran 2026'da Adalet Komisyonu'nda, 16 Temmuz 2026'da ise Genel Kurul'da kabul edilerek 7589 sayılı Kanun numarasını almıştır.
Dava zamanaşımı bakımından iki başlık kritiktir:
1. CMK m. 231 (HAGB) düzenlemesi. Teklif metninde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kökten yenilenmesi öngörülmüştü: denetim süresinin 5 yıl olarak korunması, kanun yolunun itirazdan istinafa çevrilmesi, işkence ve kötü muamele suçlarının kapsam dışına çıkarılması ve — zamanaşımı açısından en önemlisi — denetim süresi boyunca dava zamanaşımının işlememesi. Bu son kural, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bugüne kadarki içtihadını tersine çevirecek nitelikte. Zira CGK, denetim süresi içinde işlenen suçun kesinleşmesine kadar zamanaşımının duracağına ilişkin açık bir kanun hükmü bulunmadığını, bu durumun yorum yoluyla izin, karar ya da bekletici mesele sayılamayacağını istikrarlı biçimde belirtmiştir.
2. HMK m. 109 (kısmi davada artırım hakkı). Belirsiz alacak davasının kaldırılmasına karşılık kısmi dava açan tarafa bir defaya mahsus artırım hakkı tanınmış; artırılan kısım bakımından zamanaşımının davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm hukuk yargılamasına ilişkindir ve ceza dosyalarındaki dava zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.
Uyarı — 25 Temmuz 2026 itibarıyla: 7589 sayılı Kanun'un Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih ve sayı henüz teyit edilmemiştir. Ayrıca Genel Kurul görüşmelerinde bazı maddelerin metinden çıkarıldığı bildirilmiş olup ikincil kaynaklar CMK m. 231 değişikliğinin nihai metinde yer alıp almadığı konusunda çelişmektedir. Somut bir dosyada bu düzenlemelere dayanmadan önce Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metni, yürürlük maddesi ve geçiş hükümleri mutlaka kontrol edilmelidir.
Kesinleşmiş bir bilgi olarak şunu ekleyelim: pakette genel af, toplu tahliye veya kapsamlı infaz indirimi bulunmamaktadır. Sosyal medyada dolaşan af iddiaları, TCK m. 158'e eklenen IBAN kiralamaya ilişkin fıkranın yanlış yorumlanmasından kaynaklanmıştır.
Zamanaşımı Hesabında Gözden Kaçırılmaması Gereken Temel İlkeler
Süreleri ezberlemek yetmez. Somut dosyada doğru sonuca ulaşmak, aşağıdaki ilkelerin birlikte uygulanmasına bağlıdır.
Kanunilik ilkesi
Anayasa m. 38 ve TCK m. 2 uyarınca suç ve ceza ancak kanunla belirlenir; kıyas yasağı ve genişletici yorum yasağı zamanaşımı hükümleri için de geçerlidir. Kanunda sayılmayan bir işlemin zamanaşımını kestiği ya da durdurduğu sonucuna varılamaz. CGK'nın yukarıda anılan içtihadı bu ilkenin doğrudan uygulamasıdır.
Lehe kanun ilkesi ve geçmişe etki
Zamanaşımı, usul hukukuna değil maddi ceza hukukuna ait bir kurumdur. Bu nitelendirmenin pratik sonucu şudur: suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yapılan değişiklik arasında zamanaşımı süresi bakımından fark varsa, TCK m. 7 uyarınca sanığın lehine olan hüküm uygulanır — hem de re'sen. Yargıtay, aleyhe zamanaşımı süresini uygulayan yerel mahkeme kararlarını bu gerekçeyle bozmaktadır.
Ancak bu değerlendirme parçalanamaz. Sanığın sorumluluğu hangi kanuna göre belirleniyorsa, zamanaşımı hesabında da o kanunun hükümleri esas alınır; cezayı bir kanuna, zamanaşımını başka bir kanuna göre belirleyen karma uygulama kabul edilmez.
Re'sen uygulanma ve vazgeçilemezlik
TCK m. 72/2 açıktır: dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır, şüpheli, sanık ve hükümlü bundan vazgeçemez. Zamanaşımı kamu düzenine ilişkindir. Taraflar ileri sürmese bile soruşturma savcısı, ilk derece mahkemesi, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay her aşamada gözetmekle yükümlüdür. Sanığın "yargılanmak istiyorum, beraat kararı almak istiyorum" yönündeki beyanı da sonucu değiştirmez.
Sürenin hesaplanma yöntemi
TCK m. 72/1'e göre süreler gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir; bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür, yıl ise resmî takvime göre hesaplanır. Kesirli sürelerin ay ve güne çevrilmesinde bu kural belirleyicidir — özellikle çocuk failler için 2/3 hesabı yapılırken.
Makul sürede yargılanma hakkı
Zamanaşımı yalnızca failin lehine bir kurum değildir. Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6 kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin yansımasıdır. Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarında uzun yargılama süreleri düzenli olarak hak ihlali olarak tespit edilmektedir.
Etkili soruşturma yükümlülüğü ve mutlak istisnalar
Madalyonun diğer yüzü şudur: Anayasa m. 17 ve AİHS m. 3 kapsamındaki yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlallerinde devletin etkili soruşturma yükümlülüğü, zamanaşımı gerekçesiyle sonlandırılan soruşturmaları başlı başına ihlal haline getirebilir. Kanun koyucu bu nedenle soykırım (m. 76), insanlığa karşı suçlar (m. 77), bunları işlemek için örgüt kurma (m. 78) ve işkence (m. 94) suçlarını zamanaşımının tamamen dışında bırakmıştır.
TCK 66'ya Göre Süre Nasıl Belirlenir?
Ölçü, kanuni cezanın üst sınırıdır
Somut olayda verilmesi muhtemel ceza değil, kanunda yazan üst sınır esas alınır. Mahkemenin takdiri, sanığın kişilik özellikleri veya olayın özellikleri bu belirlemeye etki etmez.
Nitelikli haller dikkate alınır, indirim sebepleri alınmaz
TCK m. 66/3, dosyadaki mevcut delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de hesaba katılmasını emreder. Buna karşılık haksız tahrik, meşru müdafaada sınırın aşılması, yaş küçüklüğü gibi cezayı azaltan sebepler zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz. Yön tek taraflıdır: yukarı bakılır, aşağı bakılmaz.
Bunun somut sonucu, iddianamedeki sevk maddesinin zamanaşımını doğrudan belirlemesidir. Basit dolandırıcılıkta (TCK m. 157) üst sınır 5 yıl olduğundan süre 8 yıl; nitelikli dolandırıcılıkta (TCK m. 158) üst sınır 10 yılı aştığından süre 15 yıldır. Aynı olayda vasıf değişikliği, zamanaşımı tarihini yedi yıl kaydırabilir.
Seçimlik cezalarda hapis cezası esas alınır
TCK m. 66/4 uyarınca kanun hem hapis hem adli para cezası öngörüyor ve bunlar seçimlik ise, zamanaşımı hesabında hapis cezası dikkate alınır.
Çocuk failler: yarı ve üçte iki oranları
| Suçun cezası | Yetişkin | 12–15 yaş (1/2) | 15–18 yaş (2/3) |
|---|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet | 30 yıl | 15 yıl | 20 yıl |
| Müebbet | 25 yıl | 12 yıl 6 ay | 16 yıl 8 ay |
| 20 yıl ve üzeri hapis | 20 yıl | 10 yıl | 13 yıl 4 ay |
| 5–20 yıl hapis | 15 yıl | 7 yıl 6 ay | 10 yıl |
| 5 yıla kadar hapis / adli para | 8 yıl | 4 yıl | 5 yıl 4 ay |
Belirleyici olan fiil tarihindeki yaştır, yargılama tarihindeki yaş değil. On iki yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise TCK m. 31/1 gereği ceza sorumluluğu bulunmadığından zamanaşımı tartışması gündeme gelmez.
Zamanaşımı Ne Zaman İşlemeye Başlar? (TCK 66/6)
Yanlış başlangıç tarihi, doğru süreyi anlamsız kılar. TCK m. 66/6 beş ayrı ölçüt getirmiştir:
- Tamamlanmış suçlarda: suçun işlendiği gün.
- Teşebbüs halinde kalan suçlarda: son hareketin yapıldığı gün.
- Kesintisiz (mütemadi) suçlarda: kesintinin gerçekleştiği gün. Hukuka aykırı durum sürdüğü müddetçe süre başlamaz — kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali gibi suçlarda belirleyici olan budur.
- Zincirleme suçlarda: son suçun işlendiği gün. Zincirin ilk halkası değil, sonuncusu esas alınır.
- Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuz sahibi kişiler tarafından işlenen suçlarda: çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün.
Son bent, mağdur çocukların korunması bakımından hayati önemdedir. Aile içi istismar vakalarında mağdurun şikâyet edebilmesi çoğu zaman ancak erişkinlikle mümkün olduğundan, kanun koyucu sürenin başlangıcını erteleyerek fiilî bir cezasızlık alanını kapatmıştır.
TCK m. 66/5 ayrı bir başlangıç noktası daha getirir: aynı fiilden dolayı yargılamanın yenilenmesi talebinin mahkemece kabul edildiği tarihte süre yeni baştan işlemeye başlar.
Dava Zamanaşımının Durması (TCK 67/1)
Durma, sürenin işlemesine ara verilmesidir. Engel ortadan kalktığında süre kaldığı yerden devam eder; sıfırlanmaz. Kanunda dört ana durma sebebi yer alır:
İzin şartı. Bazı suçlarda soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için yetkili merciden izin alınması gerekir. Cumhurbaşkanına hakaret suçunda Adalet Bakanlığı izni bunun tipik örneğidir. İzin alınıncaya kadar süre durur.
Karar şartı. Milletvekilleri bakımından yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin karar alınmadıkça kovuşturma yapılamaz. Karar alınana kadar zamanaşımı durur.
Bekletici mesele. Uyuşmazlığın çözümü başka bir merciin kararına bağlıysa, o karar verilinceye kadar süre işlemez. Yerel mahkemenin bir kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurması klasik örnektir.
Kaçaklık kararı. CMK m. 247 anlamında hakkında kaçak kararı verilen sanık bakımından, karar kaldırılıncaya kadar zamanaşımı durur.
Bu listenin sınırlı sayıda (tahdidî) olduğunu vurgulamak gerekir. Dosyanın istinafta veya Yargıtay'da beklemesi, bilirkişi raporunun gecikmesi, tanığın bulunamaması, adlî tatil ya da UYAP kaynaklı gecikmeler durma sebebi değildir ve süre bu dönemlerde işlemeye devam eder.
Dava Zamanaşımının Kesilmesi (TCK 67/2-3-4)
Kesilme, durmadan farklıdır: süre sıfırlanır ve yeni baştan işlemeye başlar. TCK m. 67/2'de dört kesme sebebi sayılmıştır.
| Kesme sebebi | Uygulamadaki kritik ayrım |
|---|---|
| Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi | Kollukta alınan ifade zamanaşımını kesmez. Sorgu ise hâkim veya mahkeme tarafından yapılır. |
| Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi | Salt yakalama kararı kesme etkisi doğurmaz. Sevk üzerine adlî kontrolle serbest bırakma halinde ise sorgu yapıldığından süre kesilir. |
| Suçla ilgili iddianame düzenlenmesi | Düzenleme tarihi esastır. İddianamenin iadesi sonrası yeniden düzenleme ayrı bir kesme tarihi oluşturur. |
| Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi | Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararları zamanaşımını kesmez. Görevsiz mahkemece verilen mahkûmiyet kararının kesme etkisi de tartışmalıdır; Yargıtay'ın güncel yaklaşımı bu etkiyi kabul etmemektedir. |
Kesme sebeplerinin kişi bakımından değil fiil bakımından etki doğurduğunu not etmek gerekir: "sanıklardan biri" ifadesi, bir sanık hakkındaki işlemin tüm dosya bakımından süreyi kesmesi sonucunu doğurur.
Birden fazla kesme sebebi varsa süre, son kesme tarihinden itibaren yeniden işler. Ancak burada mutlak sınır devreye girer: TCK m. 67/4 uyarınca süre, kanunda öngörülen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir. Yani 8 yıllık bir suçta zamanaşımı, kaç kez kesilirse kesilsin, suç tarihinden itibaren 12 yılı aşamaz.
Adım Adım Dava Zamanaşımı Hesaplama
1. Suç tarihini tespit edin. Fiilin hukuken tamamlandığı anı belirleyin; kesintisiz ve zincirleme suçlarda TCK m. 66/6 ölçütünü uygulayın.
2. Sevk maddesini ve üst sınırı bulun. Nitelikli halleri dahil edin, indirim sebeplerini hariç tutun.
3. TCK 66/1'den asgari süreyi seçin. Fail çocuksa yaş grubuna göre 1/2 veya 2/3 oranını uygulayın.
4. Azami süreyi hesaplayın. Asgari sürenin 1,5 katı, mutlak tavanınızdır.
5. Durma ve kesme sebeplerini tarih sırasıyla dizin. UYAP'tan tüm tarihleri çekin: ifade, sorgu, tutuklama, iddianame, mahkûmiyet, izin talepleri, kaçaklık kararları.
6. Lehe kanun kontrolü yapın. Suç tarihinden bugüne zamanaşımı hükümlerinde değişiklik olduysa lehe olanı uygulayın.
7. Nihai tarihi belirleyin. Son kesme tarihinden itibaren işleyen süre ile suç tarihinden itibaren işleyen azami süreden hangisi önce doluyorsa o tarih zamanaşımı tarihidir.
Örnek 1 — Basit dolandırıcılık
- Suç tarihi: 10.03.2015 · Sevk: TCK m. 157 (üst sınır 5 yıl) · Süre: 8 yıl
- Kesme yok olsaydı: 10.03.2023
- İddianame tarihi 05.06.2020 ile süre kesildi → yeniden 8 yıl → 05.06.2028
- Azami süre: 8 + 4 = 12 yıl → 10.03.2027
- Sonuç: 10.03.2027. Azami süre, kesmeden doğan tarihi geçersiz kılıyor.
Örnek 2 — Nitelikli dolandırıcılık
Aynı olay TCK m. 158/1 kapsamında değerlendirilirse üst sınır 10 yıl olacağından süre 15 yıla, azami süre 22 yıl 6 aya çıkar. Sevk maddesi tek başına zamanaşımı tarihini yedi buçuk yıl öteler.
Örnek 3 — 16 yaşındaki fail, basit kasten yaralama
- Sevk: TCK m. 86/2 (86/1 atfıyla üst sınır 3 yıl) · Yetişkin süresi: 8 yıl
- 15–18 yaş grubu → 8 × 2/3 = 5 yıl 4 ay
- Ayrıca suç şikâyete bağlı olduğundan TCK m. 73 gereği 6 aylık şikâyet süresi bağımsız olarak işler. Şikâyet süresi kaçırılmışsa zamanaşımı dolmamış olsa da soruşturma yapılamaz.
Örnek 4 — Çocuğa karşı üstsoy tarafından işlenen suç
Mağdur 2010 doğumlu, fiil 2018'de işlenmiş. Zamanaşımı 2018'de değil, mağdurun on sekiz yaşını bitirdiği 2028'de işlemeye başlar. Suçun cezası 5–20 yıl arasındaysa nihai tarih 2043'e uzar.
Benzer Kurumlarla Karıştırılmaması Gereken Ayrımlar
| Kurum | Neyi engeller | Dayanak | Süre örneği |
|---|---|---|---|
| Dava zamanaşımı | Kamu davasının açılmasını veya sürdürülmesini | TCK m. 66 | 8–30 yıl |
| Ceza zamanaşımı | Kesinleşmiş cezanın infazını | TCK m. 68 | 10–40 yıl |
| Şikâyet süresi | Şikâyete bağlı suçlarda soruşturmayı | TCK m. 73 | 6 ay (hak düşürücü) |
| Müsadere zamanaşımı | Müsadere kararının infazını | TCK m. 70 | 20 yıl |
| Kabahatlerde soruşturma zamanaşımı | İdari para cezası verilmesini | Kabahatler K. m. 20 | Ceza miktarına göre kademeli |
En sık yapılan hata, dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımının karıştırılmasıdır. Hüküm kesinleştikten sonra dava zamanaşımı artık tartışılamaz; devreye TCK m. 68'deki daha uzun süreler girer. Yargıtay veya bölge adliye mahkemesi aşamasında dosya henüz kesinleşmediği için dava zamanaşımı işlemeye devam eder — uygulamada en çok düşme kararı da bu aşamada verilir.
Bazı özel kanunlarda genel sürelerden ayrılan düzenlemeler bulunduğunu da ekleyelim (örneğin vergi ve kaçakçılık mevzuatındaki özel süreler). Hesaba başlamadan önce ilgili özel kanunun taranması, TCK m. 66/1'in girişindeki "kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında" ibaresinin doğrudan sonucudur.
Zamanaşımı Dolduğunda Ne Olur?
Soruşturma evresinde dolmuşsa savcılık kamu davası açamaz; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Fail sonradan ortaya çıksa dahi dava açılamaz.
Kovuşturma evresinde dolmuşsa mahkeme, CMK m. 223/8 uyarınca düşme kararı verir. Esasa girilmez, mahkûmiyet veya beraat kurulmaz.
Kanun yolu aşamasında dolmuşsa bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay bunu re'sen gözetir ve düşme kararı verilmesi için gereğini yapar.
Düşme kararının niteliği önemlidir: bu bir beraat kararı değildir. Suçsuzluğu tespit etmez, yargılamayı usulen sonlandırır. Buna karşılık masumiyet karinesi gereği kişi hakkında düşme kararına dayanılarak suçluluk çıkarımı yapılamaz. Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve müsadereye ilişkin talepler ise ayrı değerlendirmeye tabidir; zamanaşımı bunları otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Son olarak: zamanaşımı ceza yargılamasını sonlandırsa da mağdurun hukuk mahkemesindeki tazminat talebi bağımsızdır. TBK m. 72'deki zamanaşımı rejimi ayrı işler ve ceza zamanaşımının daha uzun olduğu hallerde tazminat talebi bakımından da o süre dikkate alınabilir.
Uygulama Kontrol Listesi
- Suç tarihi, fiilin hukuken tamamlandığı ana göre mi belirlendi?
- Sevk maddesi ve nitelikli haller doğru tespit edildi mi?
- Seçimlik ceza varsa hapis cezası mı esas alındı?
- Failin fiil tarihindeki yaşı kontrol edildi mi?
- Dosyadaki her sanık ve her fiil için ayrı hesap yapıldı mı?
- Tüm kesme tarihleri UYAP'tan doğrulandı mı? (Kollukta alınan ifade hariç tutuldu mu?)
- Azami süre tavanı aşılmış mı?
- Suç tarihinden bugüne lehe kanun değişikliği var mı?
- Şikâyete bağlı suçsa 6 aylık süre ayrıca değerlendirildi mi?
- Özel kanunda farklı bir zamanaşımı hükmü var mı?
Sıkça Sorulan Sorular
Dava zamanaşımı süresi kaç yıldır? Suçun kanuni ceza üst sınırına göre 8 ile 30 yıl arasında değişir. Beş yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda 8 yıl, ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 30 yıldır.
Dava zamanaşımı ne zaman başlar? Kural olarak suçun işlendiği gün. Teşebbüste son hareket, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği gün, zincirleme suçlarda son fiil tarihi esas alınır. Çocuğa karşı üstsoy tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün başlangıç kabul edilir.
Zamanaşımı kesilirse süre ne kadar uzar? Kesilmeyle süre sıfırlanır ve yeniden işler. Ancak toplam süre, kanuni sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir. 8 yıllık bir suçta tavan 12 yıldır.
Kollukta verilen ifade dava zamanaşımını keser mi? Kesmez. Kesme etkisi için ifadenin savcı huzurunda alınması veya hâkim/mahkeme tarafından sorgu yapılması gerekir.
Beraat kararı zamanaşımını keser mi? Kesmez. Yalnızca mahkûmiyet kararı kesme sebebidir. Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararları bu etkiyi doğurmaz.
Dosya Yargıtay'da beklerken zamanaşımı işler mi? İşler. Kanun yolu incelemesinin uzaması TCK m. 67/1'de sayılan durma sebeplerinden değildir. Bu nedenle uygulamada düşme kararlarının önemli kısmı istinaf ve temyiz aşamasında verilmektedir.
Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı arasındaki fark nedir? Dava zamanaşımı yargılamayı, ceza zamanaşımı kesinleşmiş cezanın infazını engeller. İkincisinin süreleri TCK m. 68'de daha uzun belirlenmiştir.
Hangi suçlarda zamanaşımı hiç uygulanmaz? Soykırım (m. 76), insanlığa karşı suçlar (m. 77), bu suçları işlemek için örgüt kurma (m. 78) ve işkence (m. 94) suçlarında zamanaşımı işlemez. Ayrıca TCK'nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmında yer alan ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz (m. 66/7).
Zamanaşımından feragat edilebilir mi? Edilemez. TCK m. 72/2 uyarınca zamanaşımı re'sen uygulanır; şüpheli, sanık ve hükümlü bundan vazgeçemez.
Sanık çocuksa süre nasıl hesaplanır? Fiil tarihinde 12–15 yaş aralığındaysa genel sürenin yarısı, 15–18 yaş aralığındaysa üçte ikisi uygulanır. Belirleyici olan fiil tarihindeki yaştır.
2026'da dava zamanaşımı sürelerinde değişiklik oldu mu? TCK m. 66'daki temel süreler değişmemiştir. Ancak 16 Temmuz 2026'da kabul edilen 7589 sayılı Kanun'da, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi boyunca dava zamanaşımının işlemeyeceğine ilişkin bir düzenleme öngörülmüştü. Bu hükmün nihai metinde yer alıp almadığı ve yürürlük tarihi, Resmî Gazete'de yayımlanan kanun metninden doğrulanmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Zamanaşımı hesabı her dosyanın somut tarihlerine göre bireyselleştirilmelidir; tek bir tarihin yanlış tespiti sonucu tamamen değiştirebilir. Somut durumunuz için avukata başvurmanız gerekir.
Son güncelleme: 25 Temmuz 2026